Gıdalar da Bağımlılık Yapar

Obezite, günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde en önemli sağlık sorunlarından biridir. Obez birey sayısının gün geçtikçe artmasıyla araştırmacılar bu hastalığın nedenlerini sorgular hale gelmiştir. Çevresel ve genetik faktörlerin yanı sıra, kişinin beslenme alışkanlıkları da obezitenin nedenlerin biridir. Aşırı miktarda tüketilen bir gıdanın ilaç, alkol, kokain gibi zararlı maddelere benzer bir şekilde kişide bağımlılık yapabileceğini biliyor muydunuz?

Obezite nedir?

Obezite, vücutta fiziksel ve zihinsel sağlığı tehdit edecek düzeyde aşırı yağ birikmesi olarak tanımlanır. Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre dünyada 400 milyon obez ve 1,6 milyar da aşırı kilolu insan bulunmaktadır ve bu sayı gün geçtikçe daha da artmaktadır. Türkiye’de her 5 kişiden biri aşırı kilolu veya obezdir ve bu oran ile ülkemiz dünya obezite sıralamasında 3.sıradadır.

Obezitenin; diyabet, kalp-damar hastalıkları, yüksek tansiyon, depresyon ve sosyal fobi gibi hastalıklara neden olduğu bilinmektedir. Bu yüzden obeziteden korunma, onunla mücadele etme yollarını öğrenmeliyiz.

Gıdalar bağımlılık yapabilir mi?

Bağımlılık terimi daha çok sigara, alkol, uyuşturucu maddeler için kullanılır. Bu zararlı maddelerin içeriğindeki bazı kimyasallar kişinin beyindeki bağımlılık mekanizmalarını aktif hale getirir ve zamanla kişiyi bu maddelerin bağımlısı yapar. Tıpkı bu şekilde karbonhidrat ve yağ içeriği yüksek gıdaları sürekli tüketen kişilerde de dopamin ve serotonin kimyasalları kişinin bu gıdalara bağımlı olmasına neden olabilmektedir. Üstelik sigara, alkol ve uyuşturucu maddelerin yaptığı bağımlılık ile gıdaların neden olduğu bağımlılık fizyolojik açıdan aynıdır.

Bağımlılık yapan temel gıdalar karbonhidrat(şeker) ve yağlar olup kişilerde sürekli şekerli, yağlı gıda tüketme isteği ile kendini göstermektedir.

obese-woman-eating-junk-food-1

Gıda bağımlılığı nasıl gelişir?

Gıdaya bağımlı olmak insanın kendi tercihidir. İnsan beyninde normalde serotonin ve dopamin gibi kimyasallar doğal şeklinde bulunur. Serotonin, sakinlik, mutluluk; dopamin ise enerji, canlılık verir. Şekerli gıda tüketimi serotonin seviyesini artırarak mutluluk, yağlı gıda tüketimi dopamin seviyesini artırarak enerji ve heyecan verir. Bu nedenle kişiler, cips, kola, şekerli gıdalar vb ürünleri tükettiklerinde bu kimyasalların salgısı artar ve kişi kendini mutlu hisseder. Özellikle de kişiler stresli veya üzgün olduklarında bu yiyeceklere daha çok yönelmektedirler. Dopamin ve serotonin seviyelerinin sürekli yüksek seviyede tutulmak istenmesi bu kişilerde gıda bağımlılığını ortaya çıkarır. Sonuçta kişiler zamanla karbonhidratlı ve yağlı gıdaları daha büyük porsiyonlarda ve daha sık tüketme eğilimine girerler.

Hayvanlar üzerinde yapılan “gıda bağımlılığı deneyi” ve ilginç sonucu

Bazı gıdalar uyuşturucu maddelere benzer şekilde bağımlılık yapabiliyor. Fareler üzerinde yapılan çalışmalarda “yüksek yağ ve şeker” içeren diyetlerin “bazı madde bağımlılıklarında” görülen birtakım davranış değişikliklerine neden olduğu tespit edilmiştir.

Obez fareler üzerinde yapılan deneyde farelere 40 gün boyunca şekerli ve yağlı gıdalar verilmiş, ardından obez farelere verilen aşırı yağlı ve şekerli gıda miktarı azaltıldığında, farelerde aşırı gıda arama, kendine zarar verme eğilimi ve aynı zamanda endişe oluşmaya başlamıştır. Yapılan gözlemde farelerin normal beslenmeye dönmeleri 14 gün kadar bir zaman almış. Bu araştırmada bilim adamlarını şaşırtan nokta: kokain gibi uyuşturucu madde bağımlısı farelerin dopamin seviyelerinin normale seviyelere 2 günde inmesine karşılık; aşırı yağlı ve şekerli beslenen fareler için bu sürecin 14 gün zaman almasıdır.

Gıda bağımlısı olup olmadığınızı nasıl anlarsınız?

Özellikle yağlı ve şekerli gıdalara düşkünlük gıda bağımlılığı belirtisi olabilir. Ancak ara sıra yağlı ve şekerli gıda tüketen bir kişi için gıda bağımlısı teşhisini koymak doğru olmaz. Eğer kişi bir oturuşta belli bir besin maddesini 3-4 porsiyon büyüklüğünde tüketiyor, o besine ulaşamadığı zaman alternatif besinler tüketmeyip onu tedarik etmeye çalışıyorsa o kişi o gıdaya bağımlı olabilir. Gıda bağımlığını tanımlayan bazı karakteristik tanımlar ise şunlardır:

Eğer kişi;

  • Kilo alımına, fiziksel ve ruhsal problemlere sebep olmasına rağmen o besin maddesini tüketmeye devam ediyorsa
  • Bağımlısı olduğu gıda maddesini planladığından çok daha büyük miktarlarda tüketiyorsa
  • Belli gıda maddesini fenalaşma noktasında tıkanırcasına yeme davranışı gösteriyorsa
  • Sürekli besinleri, yemek yemeyi, yemek hazırlamayı düşünüyorsa
  • Depresyonu, anksiyete vb rahatsızlıkları azaltmak için sürekli yemek yiyorsa
  • Arkadaşlarıyla zaman geçirmek yerine evde tek başına aşırı yemek yeme ve huzursuzluk davranışı sergiliyorsa o kişi; gıda bağımlısı olabilir.

Bağımlılık yapabilecek bazı gıdalar

Aşırı yağ, aşırı şeker ve tuz içeren her besin potansiyel bağımlılık yapabilecek gıdalardır. Örneğin; cips, pizza, hamburger, kızartmalar; sosis, salam gibi işlenmiş gıdalar, bisküvi, kraker, çikolata, kola, beyaz ekmek gibi şekerli gıdalar, turşu, hazır çiğköfte gibi tuzlu gıdalar bağımlılık yapabilecek gıdaların başında gelmektedir.

Peki, gıda bağımlığından kurtulmak için neler yapılmalıdır?

Gıda bağımlığı tedavisi sigara, alkol bağımlılığı tedavisi kadar ciddi bir konudur. Bu konuda uzman olan diyetisyen, psikolog eşliğinde kişiye beslenme ve davranış değişikliği tedavisi uygulanmalıdır. Kişinin beslenme programına bağımlılık yapan aşırı karbonhidrat, yağ içeren gıdaların yerine serotonin, dopamin seviyesini yükseltici gıdalar eklenmelidir.

Kişiyi mutlu edecek serotonin içeriği yüksek gıdalara örnek: çilek, kiraz, elma, erik, muz, portakal, patlıcan, kabak, ıspanak, marul, adaçayı, kekik, kimyon, maydanoz, hindi, tavuk, balık, yumurta, kuruyemişler, az yağlı süt ve ürünleridir.

Kişiye enerji veren dopamin içeriği yüksek ürünler ise bu ürünlere ek olarak; dana eti, avokado, yeşil çay, kahve, bitter çikolata, limon gibi besinlerdir.

Kişi spor yapmalı, bol su içmeli, sürekli iyiyi düşünmeli, stresten uzak bir hayat sürdürmeye çalışmalıdır.

Yemek için yaşamamalı; yaşamak için yemeliyiz.

İnsan yaşamını devam ettirebilmek için beslenmek zorundadır. Beslenmede önemli nokta: vücudun ihtiyacı kadar ve sağlıklı gıdalar ile beslenmektedir. Aşırıya kaçmak her alanda olduğu gibi beslenme alanında da insana zarar verir. İhtiyacından fazla aşırı yağlı ve şekerli gıdalar ile beslenen insan zamanla kilo alır ve sağlığı bozulur. Kilo alan ve bu nedenle kimyasal dengesi de bozulan insan, bu sefer de gıdalara daha bağımlı hale gelmektedir. Sağlığımızın kıymetini bilmeli, yemek için yaşamamalı, yaşamımızı devam ettirebilmek için yemeliyiz.

kişiye_özel_diyet_iste

Sağlıklı günler dilerim.

Diyetisyen Yusuf ÖZTÜRK

Yorum Yapın