Kinoa Hakkında Herkesin Bilmesi Gereken 5 Şey

  1. Bu “süpertahıl” tanesi değildir. Kinoa; buğday, çavdar, yulaf ve mısır gibi tahılların aksine, ot ailesine girer. Chenopodiaceae aile üyesi olarak, And bitkisinin en yakın akrabaları pancar ve ıspanak sayılabilir. Tüketim için hazırlanmıştır, ancak, kinoa tohumları bir pseudocereal olarak bilinen böyle bir ölçüde için bir tane yerine geçmektedir. Kinoa otların önce evcilleştirilmiş ve büyük olasılıkla Amerika’da insanlığın ilk dönemlerdeki tohumlardan biri olabilir.
  2. Besleyicidir. Kinoa, 10 temel amino asitler olan protein çok yüksektir (yüzde 18 e kadar/ diğer tahıllar yüzde 10-12 –karşılaştırıldığında-) ve demir ve magnezyum gibi mineraller ile yüklenir. Glutensizdir ve NASA araştırmacıları bunu uzun vadeli uzay için ideal bir yiyecek görürler. O kadar besleyicidir.
  3. Antik İnkalar, Kinoa’yı “anne tahıl” olarak adlandırır ve her yıl imparatorları tören ile ilk tohumlarını ekerlerdi. İnkalar hâlâ yüksek rakımlarda Kinoa ekerler ve bazıları en kaliteli kinoalardır. Bu bitki İspanyolcada arroz pequeño (küçük pirinç) olarak adlandırılır.
  4. Popülerlik sorunları da beraberinde getiriyor. Yeni talepler Peru ve Bolivya yetiştiricileri için bir nimet olmuştur. Son beş yılda neredeyse 3 kat fiyatları gördük.
  5. Birleşmiş Milletler 2013 yılını faydalarının gözetilmesi ve potansiyel kullanımını teşvik amacıyla Uluslararası Kinoa Yılı olarak tanıdı. İnsanlar, beslenme ve ekonomik koşullarını iyileştirmek için gelişmekte olan ülkelerde kullanılabilecek kinoayı marjinal ortamlarda yetiştirebilir.

Peki ne oldu da tahıl benzeri bir maddeyi Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 2013 yılı için Uluslarası kinoa yılı dedi ? Bunun bir sürü nedeni var. Onun biyolojik çeşitlilik için zengin besin içeriğine sahip olması, diyabet veya diğer sağlık sorunları olanlara da müdahil olması, yine de herkes sunabileceği iyi beslenme adına üzerine endişe edecek çok şey vardır.

Beslenme İçeriği

Tüm niyetler ve amaçlar için diğer tahıllar ile karşılaştırılır ve pişmiş diğer tahıllar gibi hazırlanır. Bu tahıl: protein, vitaminler, mineraller ve sağlıklı yağlar ile doludur.  Glutensiz olduğu için çölyak hastalığı veya gluten intoleransı olanlar, Kinoa keyfini çıkarabilirsiniz.  Düşük glisemik indekse sahiptir. Bu nedenle kan şekerini makarna veya pirinç gibi tahıllar kadar hızlı yükseltmez.

Protein:  Kinoa tüm tahıllar arasında en yüksek protein içeriğine (kalorinin % 13-17 si) sahiptir ve proteinlerin yüzde 37sini vücudumuzda üretmek mümkün değildir, yani yüksek kalitede esansiyel amino asitler (EAA), içerir. EAA olmadan, büyüme ve gelişme yavaşlar; zamanla yetersiz beslenmiş oluruz. İşte kinoa içindeki EAA ve işlevleri şunlardır:

Lizin (kinoadaki en bol EAA), bağışıklık fonksiyonunu ve mide işlevini artırır, kalsiyum emilimi, hücre onarımında yardımcı olur ve yağ metabolizmasında yer alır.

Glutamik Asit öğrenme ve ezbere yardımcı olur; Beyin için enerji sağlar.

Aspartik Asit karaciğer fonksiyonlarını geliştirir; kardiyovasküler sistem korumaya yardımcı olur.

Tirozin- anti-stres özellikleri vardır; depresyon ve anksiyete rahatlatmak için yardımcı olur.

İzolösin, Lösin, ve valin birlikte karaciğer hasarını engeller ve kan şekeri düzeylerini dengeler.

Vitaminler ve mineraller: Buğday ile karşılaştırıldığında, kinoa tiamin (B1 vitamini), riboflavin (B2 vitamini), niasin (B3 vitamini), E vitamini, C vitamini, A vitamini açısından zengindir. Kinoa da demir ve çinko iki kat ve yaklaşık 1,5 kat daha fazla kalsiyum vardır. Buna ek olarak, demir, kalsiyum yüksek biyo-yararlanımlıdırlar. Kinoa ayrıca bakır, fosfor, potasyum, magnezyum ve manganez içerir.

Yağlar: Kinoa kalorisinin yaklaşık % 15 doymamış yağ asitlerinden gelir, sağlıklı yağlar iyi bir kaynaktır. Bize 90’lı yıllarda aksi söylendi, düşük yağlı ve kalp için sağlıklı beslenme ile eşanlamlı değildir. Biz yağ ihtiyacımız, yağda çözünen vitaminleri sindirmek için, sindirim enzimleri serbest sindirim sistemlerini teşvik etmek ve sağlıklı hücresel işleyişini sürdürmek içindir. Yağlar ayrıca daha uzun süre tokluk hissi verir. Hayvansal ürünlerden daha az yağ (süt ve et bulunan doymuş yağlar) ve hidrojene yağlar (trans yağlar) tüketirken biz şimdi, kabuklu yemişler, tohumlar, baklagiller, yaban yağlı balık ve zeytinyağından daha sağlıklı yağları tüketmeyi biliyoruz.

Biyoçeşitlilik

Belirli iklim ile sınırlı olan diğer tahıllar farklı olarak, (sıcaklık, nem ve yüksekliklerde geniş bir aralığı ile) çeşitli iklimlerde yetiştirilebilir. Bu son derece sürdürülebilir mahsul potansiyelini gösterir.

Diyetisyen Yusuf ÖZTÜRK

Yorum Yapın